Asrın aşkı bekleyişidir bu yaşananlar. Yetimler aç..

Dünya malum sona doğru döndürmekte evreni Semirdi zulüm, yetimler aç; pas tuttu kalpleri Her yanı kararmış toprak bile vefasız, sevmiyor bizi Son bir umutla çektik bataklıktan çırpınan sinemizi Yarimiz birtek Mevla, duysun diye sesimizi, Yoluna girdik; Evladına verdik nasırlaşan kalp elimizi Sen Habib-i Rahmansın; Ey Asırlar Fatihi! Sana hasret tüm zamanlar, gel Ey Resul, güldür çehremizi..


ÇOCUK İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILABİLECEĞİ İŞLER

14 yaşını bitirmiş ve ilköğretimini tamamlamış çocuk işçilerin çalıştırılabileceği işler şöyle: - Düşme ve yaralanma tehlikesi olabilecek şekilde çalışmayı gerektirecek olanlar hariç meyve, sebze, çiçek toplama işleri, - Kümes hayvanları besiciliğinde yardımcı işler ve ipekböcekçiliği işleri, - Esnaf ve sanatkârların yanında satış işleri, - Büro hizmetlerine yardımcı işler, - Gazete, dergi ya da yazılı matbuatın dağıtımı ve satımı işleri (yük taşıma ve istifleme hariç).. Devamı için haber içeriğini tıklayın



Dilencilerle İlgili Sosyal Proje YOK

Zabıta dilenen çocuk, kadın ve yaşlıları toplayıp paralarını alıyor ve salıveriyor. Onun dışında bu insanları topluma kazandırma ve gerçekten muhtaç olanların ihtiyaçlarını giderme yönünde bir çalışma YOK


Din İşleri Yüksek Kurulundan gayrimeşru ilişki açıklaması

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, İslam'da zinanın ve bütün çeşitleriyle eşcinsel ilişkinin açık ve kesin bir şekilde haram olduğunu vurgulayan bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Her türlü gayrimeşru cinsel ilişkinin dinen büyük bir günah olduğunun açıklanmasını, 'nefret söylemi' üretmekle veya ayrımcılıkla nitelemek, son derece haksız ve sorumsuz bir davranıştır. Kaldı ki böyle bir söylem, bütün insanlığa gönderilen son din İslam'ın kendisini, bu dinin kitabı Kur'an'ı ve peygamberi Hazreti Muhammed'i 'nefret'in kaynağı olarak göstermek olduğundan büyük bir vebaldir. Aynı zamanda halkımızın benimsediği dini ve manevi değerleri aşağılamak anlamına gelmektedir." denildi.


STK'lardan Ankara Barosu'na kınama

Bazı sivil toplum kuruluşları ramazanın ilk cuma günü verdiği hutbedeki ifadeleri nedeniyle Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ı eleştiren Ankara Barosunu kınadı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın, hutbede kullandığı ifadelerle temsil ettiği makamın gereği olarak Kur'an ve sünnet çizgisinde hakikatleri dile getirdiğini belirten kuruluşlar şunlar; Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) . Din Görevlileri Birliği Derneği (Din-Bir-Der), Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), Türkiye Gençlik STK’ları Platformu'ndan (TGSP), Adaleti Savunanlar Derneği.


Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyanet İşleri Başkanının söyledikleri sonuna kadar doğrudur dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada "Ülkemizde eğer İslam adına konuşması gereken birisi varsa, bir kurum varsa Diyanet İşleri Başkanlığıdır ve buranın Din İşleri Yüksek Kurulu vardır." dedi ve ekledi: "Kalkıp da bu Ankara Barosunun yetkisinde olan bir konu değildir. Herkes yerini bilecek, haddini bilecek. Ankara Barosunun açıklaması başta olmak üzere Diyanet İşleri Başkanı'mızın görüşlerine karşı kullanılan üslup, konu ve şahıs boyutunu aşıp doğrudan İslam'a yönelen kasıtlı bir saldırı halini almıştır. Zira Diyanet İşleri Başkanı'mıza yapılan saldırı devlete yapılan saldırıdır."


Huzurevleri için yeni önlemler

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Engelli ve Yaşlı Hizmetler Genel Müdürlüğüne bağlı kuruluşların yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) korunması için yeni önlemler aldıklarını bildirdi.


Sokak Çocuklarının Üstüne Bir De Savaş Çocukları Eklendi

AĞIR YÜK Bir çocuk, sokakta.. Kalabalıklara inat köşede bir başına. Gelip geçenlerin anlamsızca süzdüğü, Süzüp süzüp insanlığı üzdüğü.. Zabıta kovalar çocuk kaçar Bu böyle yazılmış bir kör düzende Cesurdur çocuk yine oturur köşesine Çünkü onun eve ekmek götürmek gibi bir büyük kavgası VAR Ya sizin efendiler.. Kavgalarınız ne adına Ki sokakta çocuk VAR! Şifa 15.04.2020


OSMANLI'DA YETİMLER

İslâm dininin mensupları Kur'ân-ı Kerim’in emirleri ve Hz. Peygamber'in uygulamalarından hareketle İslâm tarihi boyunca yetimlerin himayesine özel bir önem atfetmişler ve her toplum kendi şartları çerçevesinde farklı uygulamalarla bunu sağlamaya çalışmıştır. Bu çerçevede velâyet müessesesesi, âkile müessesesi, vasiyetlerde yetimlerin gözetilmesine yönelik fıkhı hüküm ve uygulamalar en dikkat çekici olanlarıdır. Genel olarak bakıldığında Osmanlı toplumunun bu konuda önceki İslâm toplumlarından tevarüs ettiği uygulamaları devam ettirdiğini ve bunları daha da geliştirdiğini söyleyebiliriz..